The Real Fakes

YAZI

Phılıp Maughan

FOTOĞRAFLAR

Pıotr Nıepsuj

STYLING

Francesca Cefıs

 

Shangai Fashion Week 2018 süresince, şehirde yer alan Yuz Museum’da Gucci kreatif direkötür Alessandro Michele, İtalyan sanatçı ve küratör Maurizio Cattelan’la birlikte The Artist IS Present isimli bir sergi gerçekleştirdi. Sergiyi tanıtan poster Marina Abramović’in 2010’daki MoMA performansıyla aynı ismi taşıyan sergisinin posterinin neredeyse bir kopyasıydı, yalnızca altına Gucci ve Yuz markaları eklenmişti.

 

Müzenin içinde Sistine Şapeli’nden reprodüksiyonlar, eksiksiz Michelangelo freskoları, Brüksel’deki Avrupa Birliği iKonseyi binasındaki tuvaletlerinin bir çift kopyası ve sahtecilik ve kopyalar üzerine hikayelerin yer aldığı bir New York Times gazetesi taklidi yer alıyordu.

 

Cattelan bu kopyaları, “Kopyanın orijinal olduğu fikrinin sadık destekçileriyiz” ve “Gerçek birinanç meselesidir” gibi özdeyişlerle bezeli beyanlarla açıklıyordu. Orijinallik tartışmaları sanat tarihi boyunca ses getirdi fakat işin garip yanı, Gucci gibi global bir mega markanın 2017 ve 2018’de, özellikle Çin’de sahte ürünlerin popülaritesini de göz önünde bulundurarak, gerçek bir “sahte” çanta, t-shirt ve elbise koleksiyonunu piyasaya sürmesi oldu. Lamborghini’lerden insan yüzlerine kadar her şeyin sahtesinin var edilebildiği, hızlandırılmış ve otomatikleştirilmiş bir dünyada, belki de neyin gerçek olduğunu sorgulamak adına bir arena olarak moda, böylece sanatın yerine geçti.


 

KÖTÜ YEEZY’LER İYİLERİ SAF DIŞI EDERKEN

 

Sahte modanın amacı nedir? Sahte giysilerin ve aksesuarların global ticareti 1.7 trilyon dolarlık bir endüstri. Yasadışı uyuşturucu piyasasından bile daha büyük. Parçası olmanın ilk şartları sahtekarlık ve görmezden gelmek olan, kuyruğunu yiyen bir yenilik ve hile yılanı. Amerikalı Pew Research Center’ın tahminine göre, Amazon, Alibaba ve şimdi de masumiyetini savunmak için “fabrikadan halka satış” gibi teknikler ve yasalardaki boşlukları kullanan bir platform olarak Instagram gibi devlerin global altyapılarının sağladığı olanaklarla, sahte ürün satışları 2020’ye kadar 4 trilyon dolara ulaşacak. Bu sene mayıs ayında ghostdata.io, moda ürünleri içeren Instagram gönderilerinin beşte birinin sahte ürünler içerdiğini ve oranın arttığını duyurdu. Internet trafiğinin neredeyse üçte ikisinin botlar (geçtiğimiz sene Facebook üç bilyon sahte hesap iptal etti) tarafından oluşturulduğunu düşünürsek, kendimizi ölümsüz alışverişçiler ile sarmalanmış halde hiç bir ürünün gerçek olmadığı sanal bir plazada buluyoruz. Ekonomide Gresham Kanunu, değerli metallerden yapılmış bozuk paraların düşen kalitesine gönderme yaparak “kötü para iyi parayı piyasadan kovar” der. Aynısı Yeezy’ler için de geçerli ve hükümetlerden ve markalardan gelen tepkiler kafa karıştırıcı.

 

2017’nin Mart ayında Donald Trump dünyadaki sahte ürünlerin %80’inin kaynağı olan ve %60-80’inin Amerika’da tüketildiği Çin’den gelen sahte ürünlerin ithalatını durdurmayı amaç alan bir kararname imzaladı. Sahtecilik içinde kendi çelişkilerini barındıran bir mizansen materyali. Amerika, milyarlarca kazancın kaybını, piyasası bu duruma fırsat veren Amazon’a vergi muafiyetleri, yasal istisnalar ve hükümet kontratları sağlarken nasıl kınayabilir? Aynı zamanda, her sene binlerce baskın düzenleyen 250 adet sahte-karşıtı ajanı olan Louis Vuitton, erkek koleksiyonu için yaratarak değil de kopyalayan, logo değiştiren, remix yapan ve manipülasyon sinyali veren bir platformla üne kavuşan bir sanat direktörünü nasıl atıyor? Bir şeyler kucağa mantıklı gelmiyor. Müzikte de aynı şekilde bir mantık söz konusu; Avrupa Birliği herhangi bir düzenlemesi olmayan sample kültürünün, hiphop’tan mash-up’lara, vapourwave’den 80’lerin başından bugüne kadar müzikal yeniliğin dev bir parçasını oluşturduğu gerçeğine rağmen, ne kadar modifiyeli bile olsa, her türlü sample için niteliği ve lisanslamayı zorunlu kılan bir yasa çıkarmak konusunda kararlı.

 

 

 

GERÇEK TAKLİTLER

 

Eski Yunan tarihçisi Plutarch, gözlemcilere her parçası değişmiş bir geminin aynı gemi olup olmadığını sorarak Theseus’un Gemisi paradoksunu ilk defa kayda geçirmişti. Çin’in Putian şehrinde, spor ayakkabılar fabrikalarda orijinallerinin mükemmel bir imitasyonu olacak şekilde üretiliyor ve aynı şehirde birkaç dakika yürüme mesafesi uzaklıkta parçaları birleştiriliyor. Bangkok, entellektüel mülkiyet yasası konusunda uzman olan Tilleke & Gibbins isimli bir hukuk firması tarafından işletilen, orijinallerin ve taklitlerin ziyaretçilerin incelemeleri amacıyla yan yana sergilendiği Museum of Counterfeit Goods ile övünüyor. Sanat gerçeğe kafayı takmış bir piyasa. Sotheby’s ya da Christie’s gibi kurumların uzman doğrulamasına bu kadar yoğun bir şekilde yatırım yapmasının ve açık artırmaya çıkarılan en pahalı sanat eseri olan Salvator Mundi’nin taklit olam olasılığı ile olayın kontrolden çıkmasının sebebi bu. Moda endüstrisi ise milyonlarca meme gibi davranan trendlere göre dalgalanan alım satım işlemleriyle daha büyük bir süratle işliyor. Bu yüzden 2017’de Virgil Abloh sahteciliği “en iyi geri bildirim” olarak övüyor, ve Gucci gibi markalar durumu resmi olarak kınarken bir yandan da bootleg kültürüyle flörtleşiyor. Moda bir zamanlar sanat eserlerindeki ayrıcalığın ve orijinalliğin peşine düşmüş olabilir, ama şimdilerde bir meme olmanın getirdiği kuvvetli büyümenin peşinde.

 

Hem bu iki marka hem de medya sahtecilik hakkında yasadışı olmakla ilgili endişelerden çok, düşük kalite, güvenlik tehlikesi ve karaborsa paranın terörizme ve suça aktarılması hakkında konuşmaktan yana. The Guardian, “Ya farkında değilsiniz, ya da umursamıyorsunuz, sahte ürünler ciddi bir tehdit” başlıklı bir haberde, slime oyuncakların güvenli olmayan seviyede bor içerdiğini, kusmaya ve doğurganlık hasarına sebep olduğunu ve 2015’te sahte bir NutriBullet blender’ın güvenlik testlerinde sadece dört saniye ardından patladığını bildirdi. Oysa muhtemelen daha büyük şok gerçek olduğunu sandığımız şeyin aslında bir illüzyon olduğunu farketmemiz oldu. (2013’teki Avrupa et skandalında ucuz sırrı etinin aslında at eti olduğunun ortaya çıkması bu etkinin en mükemmel illüstrasyonuydu.)

 

 

 

Sosyal medya bizi sürekli kimlik inşası süreciyle meşgul ediyor – altında yatan gerçeğin farkındayız, ama yine de saçmalığı devam ettiriyoruz. 2010’lar boyunca, sahte alanlar – rüstik , şehir içi pazarları gibi – gelişmiş ülkeler arasında yayıldı. Toplantı odalarında yönetilen markalar kendilerini street wear’in itibarıyla ilişkilendirmek istedi, ve bunu başaranlar ülkelerinin kitlesel çekiciliğini gizlemek zorunda kalmadan, bir miras hikayesi barındırmayı başardı. (Supreme ve Levi’s’ı düşünün) Karşımıza çıkan ticari malların çok büyük bir bölümünün sahte olduğunu fark etmek can sıkıcı – taklit bir dün – ya da zombie ürünler. Ama ya bu bazen kötü durumda olan ürünler üretimin her zamanki kötü şartlarını ortaya çıkarıyorsa? Taklitlerin yapıldığı yerlere inanılmaz önem veriliyor – taklit kültürü üzerine yapılmış pek çok Vice ve Highsnobiety Youtube videolarına göz atın – ve bunlar en yeni Parisli Couture serilerinden çok daha fazla izlenme oranına sahip. Daha da önemlisi, ucuz emekle üretim masrafı arasında kesişen bir yere dikilmiş, görünmez ve resmi üretim mekanının yerini tutan görünür bir yarı kopya fabrikanın içine girmemize izin veriyorlar. Sahtecilik ışığı yansıtan gölge bir endüstri, orijinal ürünle birlikte, taklitlerin gerçeğini de ortaya çıkarıyor. Belki de sahte bir Chanel hırka hepimizin gerçeği görmesini sağlayacak kırmızı haptır, dünya üzerindeki en kirletici, şehvetli, etobur endüstriye eklemlenmiş bir kendini ifşa etme mantığı. Bu Kelvin Clein ve Superme şeylerin böylesi bir cazibe kaynağı olma nedeninin de bir parçasıdır. Bu bitirilmemiş dikiştir ya da taklitleri gerçek hale getiren yanlış yazılmış monogramdır.

 

 

 

VİDEO KÜNYESİ

 

Yönetmen: No Text

Yapımcı: Barış Bilenser

Prodüksiyon: Year Zero

Kamera: Lorenzo Gentilini, Alvin Sonic

Styling: Francesca Cefis

Müzik: Sami Baha

Şiir: No Text

Modeller: Ayşe Demirhan, Cüneyt Ceylan